Gercek Stajyerin Maceraları

Saturday, August 19, 2006

Hastalık hastası olma hastalığına tutulma hastalığı

Benjamin Franklin söylemiş zamanında: "Nothing is certain but death and taxes". Gece grip ve nezle ile kıvranırken benim de aklıma hayattaki en önemli iki şey geldi. Birincisi vizyon, ikincisi muhasebe. Vizyon derken bir insanın vizyon sahibi olmasını; muhasebe derken bildiğimiz şirketlerin muhasebesi kastediyorum. Görüldüğü üzere zor bir gece oldu benim için.
Evet, zor bir gece oldu. Bilmiyorum bir tek bana mı oluyor (yoksa GERÇEK kokona olduğumdan mıdır) fakat böyle gripti nezleydi benim hastalıklarım çok ağır geçiyor. Tüm gece boyunca literally 5 dakika uyumadım sanırım. Burnun tamamen ama tamamen tıkalı olması, baş ağrısı ve böyle bir sıcakta üşümeyi başarabilmek de diğer semptomlar. Şimdi de gecenin yorgunluğu var tabi üstümde, bilgisayar başında oturdukta daha da beter oluyor gözlerim. Hasta olmaktan nefret ediyorum. Açık ve net: NEFRET.
Bir de hastalıkla yaşamayı öğrenmeyi başarmış insanlar var, işte onları gerçekten kıskanıyorum. Vardır ya hani, yılın 2/3 ünde ellerinde mendille gezer, "ay boğazım ağrıyor bugün biraz" derler her gün. Bir kahveyle çayla kendilerine gelirler falan. Nasıl başarıyorlar anlamıyorum. Tabi bu hastalık bahanesiyle hayatlarından çalan insanlar da yine aynı insanlar: "Şekerim dün akşam çok karnım ağrıyordu yapamadım istediğin şeyi, kusura bakma".
Tüm bu hastalık muhabbetinin üstüne biraz önce birkaç bölüm daha Grey's Anatomy seyrettim. Dawson goes Scrubs mı demeli ne demeli. Ama fena da değil hani. Müzikler güzel, bir tane Izzie var sarışın, o güzel. Yalnız ana karakter Grey'in böyle bir mıymıntı konuşmaları, efendim doktor manitasına bir verip bir vermemesi (pas veriyor canım, pas) biraz Joey'i andırmıyor değil. Güzel de değil zaten. Yüzeyselliğin başkentine hoşgeldiniz, heheh.
Bu Grey's Anatomy'i birkaç haftaya bitirmeyi umuyorum. Özellikle 2.sezonunu lost-and-gone-forever 'daki Brian kankam çok övdü. Göreceğiz bakalım House M.D. 'ye yaklaşabilmiş mi?
Bu sıcakta ve bu haftasonunda evde oturmak zorunda kalmış kendime sevgi ve empatilerimi sunuyor, en yakın zamanda görüşmeyi umuyorum. Kendimle. Geçmiş olsun bana e mi?

0 Comments:

Post a Comment

<< Home