Trafik
Türbanlı kadın taksi şoförü gördüm. Vallahi.
Olay şöyle gelişti; güzergahını değiştirip Acıbadem'den geçmeye karar veren fason Kadıköy-Taksim dolmuşunda idim, ki daha öncesine yolda benzincide durup yemek filan almıştık dolmuş yolcuları olarak, Barbaros bulvarında trafiğin akmasını beklerken yanımıza bir taksi yanaştı. İçerde 3 müşteri, şoförü de türbanlı bir hanımefendi. Kemeri filan da takmamış tabi. Çok acaipti. Ben dik dik içeri bakarken müşterilerden biri kıllandı. Aslında selam vermiş de olabilir, tam emin değilim. Toplu taşıma aracında akşam vakti sigaramı tüttürüyor olmama şaşırdı heralde o da.
Birkaç gündür yollarda topuk aşındırmak, ulaşıma fazla mesai harcamak durumunda kaldım. Şimdi düşünüyorum da İstanbul trafiğinden bunun gibi ne manzaralar görür insan ya. Bizim tuzumuz kuru tabi, metroya bin, en olmadı yürü. İşi/okulu ile evi/yurdu şehrin iki farklı yakasında olan insanlara büyükşehir belediyesinin bir teselli ikramiyesi vermesi filan lazım. Çekilir mi lan öyle her gün gün? Bir de, bu lanet olası trafik illeti en çok mp3 player üreticilerini sevindiriyor olsa gerek. Herkesin kulağında bir kulaklık.
Bu post her gün yollarda perişan, günün yorgunluğunu atmak üzere eve varması 2 saat süren İstanbul trafik mağdurlarına ve de tüm bu otobüs,taksi,metro,vapur,minibüs yolculuklarımda bana eşlik eden The Shins'e adanmıştır.
JT
Olay şöyle gelişti; güzergahını değiştirip Acıbadem'den geçmeye karar veren fason Kadıköy-Taksim dolmuşunda idim, ki daha öncesine yolda benzincide durup yemek filan almıştık dolmuş yolcuları olarak, Barbaros bulvarında trafiğin akmasını beklerken yanımıza bir taksi yanaştı. İçerde 3 müşteri, şoförü de türbanlı bir hanımefendi. Kemeri filan da takmamış tabi. Çok acaipti. Ben dik dik içeri bakarken müşterilerden biri kıllandı. Aslında selam vermiş de olabilir, tam emin değilim. Toplu taşıma aracında akşam vakti sigaramı tüttürüyor olmama şaşırdı heralde o da.
Birkaç gündür yollarda topuk aşındırmak, ulaşıma fazla mesai harcamak durumunda kaldım. Şimdi düşünüyorum da İstanbul trafiğinden bunun gibi ne manzaralar görür insan ya. Bizim tuzumuz kuru tabi, metroya bin, en olmadı yürü. İşi/okulu ile evi/yurdu şehrin iki farklı yakasında olan insanlara büyükşehir belediyesinin bir teselli ikramiyesi vermesi filan lazım. Çekilir mi lan öyle her gün gün? Bir de, bu lanet olası trafik illeti en çok mp3 player üreticilerini sevindiriyor olsa gerek. Herkesin kulağında bir kulaklık.
Bu post her gün yollarda perişan, günün yorgunluğunu atmak üzere eve varması 2 saat süren İstanbul trafik mağdurlarına ve de tüm bu otobüs,taksi,metro,vapur,minibüs yolculuklarımda bana eşlik eden The Shins'e adanmıştır.
JT

0 Comments:
Post a Comment
<< Home