Gercek Stajyerin Maceraları

Saturday, July 07, 2007

Dişçiye yalan

En yakın arkadaşlarımın, benimle en "intimate" ilişkiye girmiş sevgililerimin bile bilmediği bir şey var benim vücudumda. Dişlerimin arkasındaki teller.


Önce ilkokulda, daha sonra da '99 yılında 6 ay süreyle ortodontik tedavi görmüş biriyim. Tedavinin bitip tellerden kurtulacağımın hayallerini kurduğum '99 Haziranda da o zamanki hekimim dişlerimin bu sefer arkasına önlem amaçlı tel koymayı uygun görmüştü. O gün bugündür de o tellerle yaşıyor(d)um.

Neler görmedi ki bu teller? 1999 depremi, liseye geçişim, lise mezuniyetim, üniversite. Tatiller, konserler. Sınavlar dersler, Şarköy' de matematik kampları. İlk öpüşmeme yetişemediler belki ama ilk sevişmem. Sevinçler, üzüntüler, hayal kırıklıklıkları. Sabaha kadar göz kırpmadan geçmiş geceler, zil zurna eve gelip de bebek gibi uyuduğum anlar. Dile kolay tam 8 sene. Kolum bacağım gözüm parmağım gibi.

2004 yılında 20 yaş dişlerim daha ben 20 olmadan ağzıma teşrif ettiklerinde yine bir gözükmüştüm hekimime. Tabi aradan seneler geçmiş, başka bir semte taşınmış
(parayı bulmuş). Bu telleri o zaman da çıkartmak istememişti. Aynen dün olduğu gibi.

Artık hayatımda yeni adımlar atmam gerektiğini kendime iyice inandırınca randevu aldım. Tesadüf ki hemen 2 saat sonra bir boşluk varmış ve 6 Haziran 2007 cuma günü saat 13:00 hayatımdaki kader anlardan biri oluverdi. Merhaba nasılsın ne kadar değişmişsin klasik muhabbetlerinden sonra konu tabiki kaçınılmaz olana vardı. Telleri yine çıkartmak istemedi ve "hayatımın sonuna kadar mı kalacak" soruma olumlu cevap verdi. O noktada 3 ay sonra Amerika' ya gideceğim ve birkaç sene gelmeyeceğim palavrasını attım. 8 yıllık dostlarımın yarısından
(alttakileri yine çıkartmadı!) ancak böyle kurtulabildim. Gerçi dişçim beni korkutmayı da başardı yani 30 yaşından sonra tekrar bozulabilir ben garantisini vermiyorum diyerek ama olan oldu artık. Kafama takmamaya çalışıyorum. (YALAN! - Dişlerimin fotoğrafını çektim, 3 ayda bir kontrol edeceğim bir yamukluk var mı diye) Telsiz hayata hala tam olarak alışamadım, hep dilimle oynuyorum falan.

Teli de yanıma da aldım, masamda duruyor. Ufacık da birşeymiş benim bu 3-4cmlik metal dostum.

Yazımı sonlandırırken bir tavsiyede bulunmayı kendime görev biliyorum: Siz siz olun dişlerinize iyi bakın. Sizin için geç kaldıysanız çocuğunuz, yeğeniniz, kuzeninize iyi öğütleyin.

P.S: Tıp fakültesini bitiremeyen doktora ne denir?


JT

0 Comments:

Post a Comment

<< Home