Haftasonları
Eskiden haftasonlarının bir anlamı vardı.
Gerçi ben hiçbir zaman enthusiastic biri olamadım, yarın güzel bir gün olacak diye yatağa yatmadım ya da ne bileyim yapmam gerekenler check-list i diyerek çeteleler tutmadım. Ama yine de cuma günü gelince insanın içi kıpır kıpır oluyordu, eskiden. Şimdi ise; yapılması gereken işleri öteki haftasonuna daha ertelemek, cumartesi gecesi çıkıp da hep aynı şeyleri yapmaktan sıkılmamış gibi davranmak ve pazar akşamı saat 22:19' da kod yazması gerekirken oturup bu satırları yazmak. Şimdi haftasonlarım böyle oldu.
Yine aynı eskiden insanlar MSN'e filan takılıyordu, online ortamların bir tadı vardı. Yapacak daha iyi birşeyiniz varmış gibi girmiyorsunuz muhabbete fakat televizyonda Buzda Dans seyrettiğinizi ben biliyorum. Leonardo Da Vinci sanatçı olsaydı sabah programına çıkardı.
Haftaya spring break başlıyor, aslında sınavlarımın da -şimdilik- bittiğini düşününce spring break e girdim bile. Her zamanki gibi hiçbir planım yok. İşte iyi bir dinlenme olur. Sanki başka birşey yapıyormuşum da çok yoruluyormuşum gibi. Bu okul dönemi beni çok yordu diyenleri anlamak ne mümkün. Ben haftada ortalama yarım ders bile kırmıyorum, notlarım da gayet iyidir; ama kendimi hiç de birşey başarmış gibi hissetmiyorum. Zannediyorum so-called heyecanlı hayatları olan insanlar çok büyük beklentiler içine giriyorlar. O beklentiler gerçekleşmeyince de heyecanlı hayatlarına bir katmer daha eklenmiş oluyor. Benim ise bu spring break den hiç bir beklentim yok. Karate kursuna ma yazılsam, ya da belki sırt çantamı alır Bayburt' a giderim. Hayatımdan beklediklerim mi?
- Ne dedin? Geleceğimle ilgili mi? Bırak geleceği, 10 gün sonrası için planlar yapmak mı? Hayatla ilgili kararlar almak mı? Güldürmeyin beni JT bey, hepimiz sizi tanıyoruz:
SİZ BÖYLE ŞEYLERİ BECEREMEZSİNİZ.
JT (ama hangisi?)
Gerçi ben hiçbir zaman enthusiastic biri olamadım, yarın güzel bir gün olacak diye yatağa yatmadım ya da ne bileyim yapmam gerekenler check-list i diyerek çeteleler tutmadım. Ama yine de cuma günü gelince insanın içi kıpır kıpır oluyordu, eskiden. Şimdi ise; yapılması gereken işleri öteki haftasonuna daha ertelemek, cumartesi gecesi çıkıp da hep aynı şeyleri yapmaktan sıkılmamış gibi davranmak ve pazar akşamı saat 22:19' da kod yazması gerekirken oturup bu satırları yazmak. Şimdi haftasonlarım böyle oldu.
Yine aynı eskiden insanlar MSN'e filan takılıyordu, online ortamların bir tadı vardı. Yapacak daha iyi birşeyiniz varmış gibi girmiyorsunuz muhabbete fakat televizyonda Buzda Dans seyrettiğinizi ben biliyorum. Leonardo Da Vinci sanatçı olsaydı sabah programına çıkardı.
Haftaya spring break başlıyor, aslında sınavlarımın da -şimdilik- bittiğini düşününce spring break e girdim bile. Her zamanki gibi hiçbir planım yok. İşte iyi bir dinlenme olur. Sanki başka birşey yapıyormuşum da çok yoruluyormuşum gibi. Bu okul dönemi beni çok yordu diyenleri anlamak ne mümkün. Ben haftada ortalama yarım ders bile kırmıyorum, notlarım da gayet iyidir; ama kendimi hiç de birşey başarmış gibi hissetmiyorum. Zannediyorum so-called heyecanlı hayatları olan insanlar çok büyük beklentiler içine giriyorlar. O beklentiler gerçekleşmeyince de heyecanlı hayatlarına bir katmer daha eklenmiş oluyor. Benim ise bu spring break den hiç bir beklentim yok. Karate kursuna ma yazılsam, ya da belki sırt çantamı alır Bayburt' a giderim. Hayatımdan beklediklerim mi?
- Ne dedin? Geleceğimle ilgili mi? Bırak geleceği, 10 gün sonrası için planlar yapmak mı? Hayatla ilgili kararlar almak mı? Güldürmeyin beni JT bey, hepimiz sizi tanıyoruz:
SİZ BÖYLE ŞEYLERİ BECEREMEZSİNİZ.
JT (ama hangisi?)

1 Comments:
bu sabahlarıııın bir anlamııı olmalıııı
ya işte herkes benzer durumda aslına bakarsan. belirsizlikler, mal geçen günler filan. ben de haftada 3 gün yarım gün olan stajım dışında bişey yapmıyorum, bütün gün dizi izliyorum ya da sıkıntıdan akşama kadar uyuyorum bazı günler ki bu patetik diil de nedir yani. buzda dans da izleyemiyorum artık bitti program :P
olayı kendine yükleme bence, etrafımdaki herkes benzer sıkılganlıklar yaşıyo bu sıralar. yeniden ergeliğe mi girdik nedir anlamadım ki..
By
i am not your freud, at 15 April, 2007 23:22
Post a Comment
<< Home